Ünlülerin Medyum u Medyum Tufan Hoca Her türlü sorununuzda Sizlerin yanında... MEDYUM TUFAN

“Kaderden sakınmak kaderi def etmez. Lâkin sâlihlerin duâsı, nüzûl etmiş ve edecek olan elem ve musîbeti def etmeğe ve kaldırmağa medâr olur. İş böyle olunca ey Allah'ın kulları, duâ ediniz."

Gelecek bilinir mi ? Nasıl bilinir ?

Gayb yani diğer bir deyişle Gelecek bilinir mi ?
Gelecek bilinirse KADER veya yaşanacaklar değişir mi ?

KADER çeşitli yollarla değişebiliyorsa   o zaman gayb yani gelecekte değişmiş olmaz mı ?

Şimdi tüm bu sorularımızın cevabını  Alemlerin Kitabı Yüce Kuran ı Kerimde  arayalım .

NEML SÛRESİ(65)De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

KALEM SÛRESİ(47) Yahut gayb (levh-i mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?

CİN SÛRESİ(9) "Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."

CİN SÛRESİ(26) O gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.


TEKVÎR SÛRESİ(24) O, gayb hakkında cimri değildir.

BAKARA SÛRESİ
(33)

Allah şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.

GAYB İLE İLGİLİ SORULAR:

Değerli okurlarım ,Şimdi Gayb’ı soru – cevap şeklinde işleyerek ve bu konuda surelerden,
Hz. Muhammed’in söylediklerinden ve ünlü alimlerden alıntılar yaparak Gayb’ı daha kolay anlayabileceğiniz bir şekilde ANLATMAYA ÇALIŞICAĞIM .

Soru: Yukarıda ki  söylediğiniz  şeyler geleceği açıklama ,gelecekle ilgili danışmanlıklar   “Gayb’a” girmiyor mu? Eğer Gayb’a giriyorsa, Gayb’ı bilmek mümkün mü? Eğer Gayb’ı bilmek mümkünse bu ayetlere karşı ne  denilebilir?

Enam Suresi  50.  Ayet:
 “Deki ben size Allah ın hazineleri yanımdadır demiyorum  gaybı da bilmem  size ben bir meleğimde demiyorum.  Ben bana vahiy olan  Kur’an dan başkasına uymam  deki körle gören bir olur mu  siz hiç düşünmez misiniz.”

Enam Suresi 59. Ayet.
“Gaybın anahtarı  Allah’ın yanındadır. Onun için gaybı ancak o bilir.”

Araf  Suresi 188. Ayet.
“Eğer ben gaybı bilseydim  elbette daha çok hayır yapmak isterdim  ve bana hiçbir  fenalık  dokunmazdı  ben sadece  bana inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim”.

Neml Suresi 65. Ayet.
“Deki göklerde ve yerde Allah tan başka  kimse gaybı bilmez”

Lokman Suresi  34. Ayet
“Kıyamet vakti  hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru o yağdırır,  rahimlerde olanı o bilir. Hiç kimse yarın  ne kazanacağını  bilmez. Yine  hiç kimse nerede  öleceğini bilmez.   Şüphesiz  Allah  her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır her şeyi ihbar edendir.”


Bu ayetler “gaybı” Allah’tan başka kimsenin bilmediğini hatta,  peygamberlerin dahi  bilmediğini açıkça   söylüyorlar. Ve gaybın Allah’a has olduğunu açıkça vurguluyorlar.

 Bu ayetler gaybı  Allah’a has ettiği halde Gaybtan  haber veren hadislere ve Muhittini Arabi gibi kişilerin beyitlerine  ve gelecek yorumu yapan hocalara  ne derece itibar edilir?

Yoksa  peygamberler ,salih kişiler ve gelecekle ilgili  danışmanlık yapanlar  gaybı  biliyorlar mı?

Yukarıda ifade edilen ayette kıyamet hakkındaki bilginin ancak Allah katında olduğu beyan ediliyor. Demek ki kıyametin kopmasını Allah’tan başka kimse bilemez.

Halbuki evliyalar  kıyametin kopma tarihini  veriyorlar . Bu nasıl oluyor?  

Cevap: Evvela “Gayb”ı tarif ederek  cevaplara geçelim.

Gayb;  Bir kişinin bazı metodlara dayanmadan, bilimsel araştırmalara dayanmadan, elinde bilimsel veriler olmadan, kendi mantığından gelecek zamana  ait olacak bazı olayları haber vermesidir.


Buna  “Zamana Ait Gayb”  deniliyor. Birde  gözle  görünmeyen  bazı şeyleri  verilere dayanmadan haber vermektir ki, buna da “Eşyaya Ait Gayb” deniliyor.

Gaybın tarifinden anlaşıldığı gibi  bu bilgiler gaybın her iki kısmının dışındadır.

 Çünkü bu bilgilere belirli metodlar  takip ederek ve bazı verilere dayanarak  ulaşıyoruz. Yani  bunları bazı araştırmalar neticesinde elde ediyoruz. Bunlar bizim kendi mantığımızdan ürettiğimiz şeyler değildir. Burada bizim payımız o bilgileri araştırıp bazı ağır konuları çözerek halka kolay bir dille  sunmaktır.

Demek ki, biz bazı kaynaklara  metotlara dayandığımız için gaybtan verdiğimiz  haberler gaybtan haber verme kısmına girmiyor.

Soru: Gaybı bilmek mümkün mü?

Cevap: İlmi gayp ikiye ayrılır.

1.  Zatiy kısmı: Zatiy ilmi gayıp  kısmı Allah’a hastır.

2.  Atai ilmi gaybı. Atai ilmi gayıp kısmı ise peygamberlere  ve  salihlere   Ruhanilere sabittir.


İLMİ GAYBIN AÇIKLANMASI

Cenab-ı Allah “İlmi Gaybı” Kuran’ı Kerim’de şöyle anlatıyor:

Ali İmran Suresi  44. Ayet.   

“Rasulüm bunlar sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem’i himayesine alacak diye kalemleriyle kura atışırlarken  sen onların yanında  değildin onlar bu (yüzden)  çekişirken de  yanlarında  değildin.”
                                                              
Tefsir alimlerinin beyanına göre,  İsrailoğulları Tevrat’ı  yazmakta oldukları kalemlerini nehre atmak suretiyle kura atmışlardı ki, böylece hangisinin  kalemi su yüzüne çıkarsa Meryem’i o himayesine alacaktı. Kurayı  Zekeriyya   Peygamber  kazandı.

Yusuf Suresi 102. Ayet.
 “İşte bu Yusuf kıssası gayıb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy ediyoruz. Çünkü onlar  hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman, sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).

Hud  Suresi  49. Ayet.       

“Ey Muhammed işte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce  onları ne sen biliyordun ne de kavmin. Allah size gaybı da bildirecek değildir fakat  Allah elçilerinden dilediğini ayırt eder.”

Nisa Suresi  113. Ayet.

“Allah sana kitabı  ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.”

ZATİY İLMİ GAYB ile ATAİ İLMİ GAYB  arasındaki fark nedir ? Anlayalım.

Bu ayetin ibret verici bir  geliş sebebi vardır.
Medine yerlilerinden, zafer oğullarından Tame bir komşusunun zırhını çalmış, bir un dağarcığına  saklayarak  getirmiş, bir  Yahudi’nin evine gizlemişti. Halbuki  dağarcık delikti ve bu delikten akan unlar, zırhın önce Tame’nin evine  kadar geldiğini, sonra da Yahudi’nin evine gittiğini gösteriyordu. Tame’yi  sıkıştırdılar, Müslüman olmasına rağmen çalmadığına yemin etti. Yahudi’yi sorguya çektiler, o da “Bunu bana Tame verdi” dedi ve bazı Yahudi’ler buna şahitlik ettiler. Zaferoğulları, aile namusu belasına, gelip Hz. Peygambere Tame’yi beraet ettirmesi için ısrar ettiler; Hz Peygamber de bu durum ve Tame’nin  yemini karşısında düşündü,  arkasından  bu ve bundan önce ayet indi.

Yusuf  Suresi  22. Ayet

“Yusuf büluğ çağına ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik, işte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız”.

Kehf  Suresi  65. Ayet.

“Derken kullarımızdan bir kul buldurlar ki,  ona katımızdan  bir rahmet vahiy ve peygamberlik vermiş, yine ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik”.


Enbiya Suresi  74. Ayet.    
“Luta gelince ona da hüküm (hakimlik, peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik; Onu, çirkin işler yapamakta olan  memleketten  kurtardık.  Zira onlar (o memleketin halkı),  gerçekten  fena işler yapan  kötü bir kavimdi.”
Enbiya Suresi 79. Ayet

 “Böylece bunu (bu fetvayı) Süleyman’a biz anlatmıştık. Biz, onların her birine hüküm (hükümdarlık, peygamberlik) ve ilim verdik. Tesbih eden dağları da kuşları da Davud’a boyun eğdirdik. (Bunları) biz yaparız”.

Neml  Suresi 15. Ayet
“Andolsun ki biz Davud’a  ve Süleyman’a  ilim vermişizdir. Onlar, (Bizi mü’min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun) dediler.”

Kur’an-ı Kerim’in bir çok yerinde  güneş, ay, gece,  gündüz, denizler, dağlar  gibi tabii varlık ve olayların  insana  musahhar  kılındığı, boyun eğdirildiği ifade buyurulur ki,burada  maksat, bunların, insanların istifadesine sunulduğunu anlatmak ve insanların bunlardan olabildiğince  yararlanmasını  öğütlemektir.
 Dağların  tesbihinden  maksat  ise, bütün tabii varlıklar gibi onların da, en ufak bir sapma göstermeksizin  ilahi kanuna boyun eğmeleridir.DEVAMI YARIN
GAYB ve FARKLARI

Neml Suresi 75. Ayet
“Gökte ve yerde göze görünmeyen hiç bir şey  yoktur ki, apaçık bir kitapta (levhimahfuzda) bulunmasın”.

Kasas  Suresi  14. Aayet
“Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükafatlandırırız.” 

Cin Suresi 26. Ayet
“O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz.”


Cin  Suresi 27. Ayette
“Allah’ın dilediği peygambere gayb bildirilirken, koruyucu melekler görevlendirilerek, onların kulak hırsızlığı  yapmalarının  ve gönderilen bilgileri karıştırmalarının önlendiği anlatılmaktadır. (Ancak bildirmeyi dilediği peygamber bunun dışındadır). Çünkü o bunun önünden ve ardından gözcüler salar.
Seçtiği bir elçi müstesna.çünkü O, resulünün önünden ve arkasından gözetleyiciler yürütür.”

Örnek verdiğimiz bu ayetler  Gaybın Atai kısmının  ;
Peygamberlere ve Allah’ın  vermesini  dilediği bazı  kullarına  sabit olduğunu
açıkça ifade ediyor.

Onun için  kaynaklarımızın; gayptan  haber vermesi
gaybın atai  kısmına girdiği için  mümkündür. İtibar edilirdir.

Daha evvelki ayetler gaybın zati kısmıyla ilgilidir. Çünkü  gaybın zati (Allah’a  has kısmı) kısmını  Allah’tan başka kimsenin bilmesi mümkün değildir.

Eğer her iki yerde de söylediğimiz  ayetler aynı gayb hakkındaysa  o zaman  ayetler arasında büyük bir çelişki meydana gelir.

Ayetler arasında çelişkinin mümkün  olmadığını  bildiğimiz için  gaybın iki kısım olduğunu ayetlerden anlamış oluyoruz. 

GAYBIN İKİ KISIM OLDUĞU ANLAŞILDIKTAN SONRA

Şimdi davayı tam açıklayan, hadis ve allamelerin (ilimde  nihayete eren kişiler) beyanatlarına bakalım .

Peygamberimizin ilmi gaybı mahluklara nispeten ilmi küllidir. Allah’a nispeten ise cüzidir. Çünkü  Peygamber    levhi mahfuzdaki ilmin hepsini biliyordu.
 Levhi  mahfuzdaki ilim ise  geçmiş ve geleceğin hepsini  kapsar.

Sahibul   Bürde şöyle demiştir:     
“Ey resulüllah  levh ve kalemin ilmi senin ilminin bazısıdır”.  

Mirkat adlı eserde  şöyle geçiyor: 
“Resülüllah  geçmiş ve gelecekten haber veriyormuş”.

İmam Kastalani şöyle diyor:
“Resulüllahın gaybı bilmesi sahabeler arasında meşhur olmuştur”.

Savi adlı eserde şöyle geçiyor:  
“Resulüllah beş gizli gaybı öğrenmeden  önce dünyadan göç etmemiştir. Fakat bunu gizlemekle  emir olunmuştur”.

Tefsiri Ahmedi de şöyle geçiyor: 
“Bu beş gizli gayb her ne kadar Allaha has ise de istediği  dostuna  veya  velisine  öğretmesi mümkündür  caizdir”.

Bu lokman suresinin 34. ayetinin  “Allah’u teala  her şeyi bilen öğretendir  her şeyi ihbar edendir “   ifadesinden Allah’ın dilediği kuluna gaybı haber verdiği anlaşılıyor.
 
Ama gaybı zati ilmi Allah’a hastır, ilk söylediğimiz ayetlerin beyan ettiği gibi “Savi” sahibi şöyla diyor Biz şuna inaıyoruz. Allah’u teala peygamberimize dünya ve ahiretin tüm gizli sırlarını öğretmeden onu öbür dünyaya nakletmemiştir. Hz. Peygamber  hadisi şeriflerinde  söyle buyurmuştur: “Dünya bana doğru yükseltildi. Dünyaya avucumun içine baktığım gibi baktım.”

Peygamberin cennete gidip cennetteki şeyleri ve cehenneme gidip cehennemdeki şeyleri ve bunun dışındaki birçok  şeyi görmesi ama gizli  tutmasıyla  emir edilmiş  olması  hadislerde  varit  olmuştur.  Savi cild 2. Savi bu ayet “Eğer ben  gaybı bilseydim  elbbete daha çok hayır  yapmak isterdim” hakkında şöyle diyor: Bunu  tevazu için  söylemiştir. Böylece Savi geçen hadis ile  ayet arasında hiçbir zıtlık olmadığını  ispat ediyor.

GELECEK BİLİNİR Mİ ?
KIYAMET ZAMANI 

Soru: Şimdi kıyamet vakti hakkındaki bilginin Allah’tan başka  kimsenin bilmediğini   “Lokman  Suresi 34.  Ayet”te

 ” Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.”
 
açıkça beyan ettiği halde  kıyametin  kopma tarihini  verenler alimler yada kahinler nasıl vermiş olabiliyor ?

Cevap: Evet  o ayette  kıyamet  vakti  hakkındaki bilginin Allah’a has olduğu  ve Allah’tan başka kimsenin  bilmediği  açıkça beyan  ediliyor. Ancak  aynı  ayette bunun gibi dört şeyin daha Allah’tan başka  kimsenin  bilmediği  beyan  ediliyor, onun için bu  beş şeye “Magibati Hamse” (beş bilinmeyen gayb) deniliyor.
Yani bu beşinden birinin de bilinmesi mümkün değildir.
Eğer biri  bilinse demek ki diğerleri de bilinir.

Halbuki  gözümüzü  açıp baktığımızda görüyoruz ki bunlardan  bazıları rahatça biliniyor.

Örneğin: Yağmurun ne zaman yağacağını meteoroloji uzmanları bilmektedir. Ana rahmindeki çocuğun cinsiyetini tıp uzmanları bilmektedir. Hatta bazen insanın ne zaman öleceğini doktorlar bilmektedirler. 
Mademki bunlar biliniyor diğerleri de bilinebilir sonucuna  varıyoruz.

Soru: Peki bunlar  biliniyorsa ayetle  zıtlaşmıyor mu?

Cevap: Hayır  bunların  bilinmesiyle ayet arasında  hiçbir şekilde   zıtlaşma yoktur. Çünkü  ayete dikkat edersek, bunlar gaybul gayb oldukları için  (yani bunların vucuda gelmesinin  hiçbir alameti  olmadığı anda) bilinmesi imkansızdır.

Ancak bunların bazı alametleri  çıktıktan sonra,  gaybul gaybtan çıkar; bilinmesi mümkün olur.

İşte bunların hepsi alametleri çıktıktan  sonra bilinir.

Örneğin, yağmurun yağması yakınlaştığı zaman melekler havada yağmurun alameti olarak bulutu icat ederler.

Ana karnındaki ceninin üzerinden dört ay  geçtikten sonra  erkek veya dişi  olmasının  alametlerini  melekler meydana  getirirler.

Kişinin  ölümü  yakınlaştığı  zaman  melekler  ölmesi için  gerekli hastalığı  icat ederler.
Tıp uzmanları   alametlerden  faydalanarak  kişinin ölümünü, ana karnındakinin dişi veya erkek olduğunu,
Meteoroloji uzmanları  yağmurun yağmasını tespit ederler.

Yani  bu  beş şeyin projesi ezelden beri Allah’ın yanında vardır. Bunların icat edilme zamanı yaklaşınca o esnada Allah  bunların  projesini meleklere verir ve icat  edin  der.

Melekler önce  alametlerini icat ederler daha  sonra  beş şeyi icat ederler.

İşte bu beş gaybı Allah’tan başka kimse  bilmez  diyen ayetten maksat  bu gaybi olayların projesi,  daha Allah’ın yanında olduğu zamandır.

Ancak bu gaybların projesi Allah’tan meleklere intikal ettikten sonra rahatça bilinirler.

Toparlamak gerekirse Gayb iki kısma ayrılır :

A: Mutlak Gayb (Bilinmeyen  gayb)
B:İzafi Gayb (bilinen gayb)

Yani  bazı insanlar gaybin 2. kısmını  bilebilirler.





Dilek Kutusu Çok Yakında Tekrar Aktif Olacaktır ... !!!
Tılsımlı Kravatlar & Tılsımlı Gömlekler
Tılsımlı Yüzükler & Kolyeler
Tılsımlı Giysiler Takılar
Talepler kişilerin İstekleri ve Amaçlarına göre değişiklik arzetmektedir. En Çok Talep Edilen Konuların Başında:

- Siyasi Rekabette Üstünlük
- Parasal Güç
- İdarecilik Elde Etme
- Aile Huzurunun Sağlanmasİ
- Rakiplere Üstünlük
- Cazibe Merkezi Olma
Medyum Tufan ' la Tanışmak Görüşmek isteyen, bilgi almak sohbet etmek isteyen siz Medyum Tufan severleri Bir araya geliyor...

Güncel Buluşmalar
Buluşmalardan Resimler
Online  :16 Bugün  :222 Toplam  :1465296 
Medyum Tufan TUFAN'a ulaşmak ve yardım almak için :
Gsm: 0532 484 30 33 / Tel : 0212 296 67 23
Nişantaşı / İSTANBUL
Ana Sayfa Videolar İletişim HakkımdaBasında Biz Medyum Tufan Başvuru Konuları Bakımlar Büyü ve EtkileriBilinmeyenler Merak Edilenler Parapsikoloji Vefkler Damla Bilişim Karakter Boyutu:12 Px Karakter Boyutu:13 Px Karakter Boyutu:14 Px Yazdır Arkadaşına Gönder